Kiracılı bir konutu ya da çatılı işyerini satın alan yeni malik, kiracıyı yalnızca taşınmazın sahibi olduğu gerekçesiyle hemen çıkaramıyor. Tahliye için belirli koşulların ve sürelerin yerine getirilmesi gerekiyor.
Ev sahibinin talebi tek başına yeterli değil
Konut ve işyeri kiralarında tahliye süreci, taraflardan birinin sözlü talebiyle tamamlanmıyor. Türk Borçlar Kanunu, kiraya verenin kira sözleşmesini hangi durumlarda sona erdirebileceğini ve kiracının tahliyesini hangi koşullarda isteyebileceğini düzenliyor. Bu nedenle ev sahibinin kiracıdan taşınmazı boşaltmasını istemesi, tek başına tahliye için yeterli olmayabiliyor.
Bu düzenleme, taşınmazın el değiştirmesi durumunda da geçerli. Kiracılı bir taşınmazın satın alınması, yeni malike kiracıyı derhal tahliye etme hakkı vermiyor. Yeni malik, mevcut kira ilişkisinin nasıl sona erdirilebileceğini ve ihtiyaç nedeniyle tahliye talebinde bulunmak için hangi adımları atması gerektiğini gözetmek zorunda.
Yeni malik için iki farklı yol
Yeni malik, ihtiyaç nedeniyle tahliye talebinde bulunmak için iki farklı yolu kullanabiliyor. İlk seçenek, önceki malik ile kiracı arasında yapılmış kira sözleşmesinin sona ermesini beklemek. Sözleşme sona erdiğinde, tahliye talebi bu sürecin koşullarına göre gündeme gelebiliyor.
İkinci seçenek ise taşınmazın edinilmesinden sonra belirli süreler içinde bildirimde bulunulmasını gerektiriyor. Yeni malik, taşınmazı edinmesinden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim yapmak koşuluyla, edinme tarihinden altı ay sonra ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabiliyor. Buradaki bildirim, yeni malikin tahliye sürecini başlatabilmesi bakımından önemli bir adım olarak aktarılıyor.
Bir aylık bildirim süresine dikkat
Yargı kararlarına göre, edinmeyi izleyen bir ay içinde yapılması gereken bildirimin sonradan telafi edilmesi mümkün olmayabiliyor. Bu nedenle taşınmazı satın alan malikin, satın alma işleminden sonraki ilk bir aylık dönemde yazılı bildirim şartını ve süresini dikkate alması gerekiyor.
Tahliye talebinin geçerli olabilmesi, yalnızca yeni malik olma durumuna değil, kanunda belirtilen koşulların yerine getirilmesine de bağlıdır.



